Kılıçdaroğlu CHP Grup Toplantısında Konuştu

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’de 25 Ekim 2016 tarihindeki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada başkanlık konusu, çevre ve işsizlik sorunlarına, Musul operasyonuna değindi, CHP’ye yönelik yapılan“FETÖ”cü suçlamalarına cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Amasra’da kurulması planlanan termik santralle ilgili ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu’ kararı verilmesini eleştiren Kılıçdaroğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’ye seslenerek, “Sayın bakandan istirham ediyorum. 1/100.000'lik planlara baksın. Amasra gibi Karadeniz’in incisi olan bir yeri neden kirletiyoruz? ‘ÇED raporu olumlu çıktı’ diyor. Adamına göre ÇED raporu düzenlenirse olumlu çıkar. Kendisinden önce şunu istirham ediyorum. Amasra’ya gidiniz, Amasra’yı görünüz, Amasralılarla konuşunuz; kararınızı düzeltiniz. Çevreye, doğaya, ağaca, kuşa saygılıysanız; Amasra’ya gidiniz, Amasra’yı görün, elinizi vicdanınıza koyun ve kararınızı verin” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de 5 milyon 870 bin işsiz olduğunu hatırlatan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “İş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncüyüz. Kimse bu garibanlara sormuyor. Avukat tutacak paraları yok. Çoğunun sigortaları yok. Bu insanların hukukunu ne zaman koruyacaksınız? 14 yıldır işsizlik sorununu çözemediler. Bu insanlar evlerine nasıl ekmek götürecek? İşsizlik bütün kötülüklerin anasıdır. Sözüm söz CHP iktidarında aile sigortasını getireceğiz. Hiç kimse mağdur olmayacak. Hiçbir ailenin geliri 600 liranın altında olmayacak. Sosyal devletin koruması altında olacak. Hükümetin çözüm üretmesi gerekiyor. Üretiyor mu? Hayır, üretmiyor. Eğer bir siyasi iktidar işsizliği temel sorun kabul etmiyorsa onu artık sandığa gömmenin zamanı gelmiş demektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın faizlerden yüksek olduğu gerekçesiyle şikayetçi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’yi tefeci faizinden CHP’nin kurtaracağını savunarak, “Faizler almış başını gidiyor. Sorunu çözmek zorunda olan bir başbakan, bankacılara kızıyor. ‘Niye bu faiz bu kadar yüksektir?’ diyor. Sen başbakan değil misin, sorunları çözmek için o makama gelmedin mi? Sen neden şikayet ediyorsun? Ben şikayet edebilirim. Benim hakkım var. Senin şikayet etmeye hakkın yok ki. Siz faizleri indirdiniz de CHP olarak biz engel mi olduk? Meclis’e getir bir kanun. Kanun teklifi ver. ‘Faizler yüzde 1’i geçemez’ de vallahi destek vereceğim. Getir bakalım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kendisini arayarak, El Nusra’nın Halep’in dışına çıkmasını istediğini ve bunun üzerine konuyla ilgili talimat verdiğini açıklamasını eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Meşru bir organın bir terör örgütüyle muhatap olmasını hep eleştirdim ve eleştirmeye devam edeceğim. Meşru organ hukuk içinde çalışan organ demektir. Yasa dışı bir örgütle muhatap olmak asla doğru değil. Ama son bir haftada Türkiye, bir terör örgütüyle ilişkili konuma getirildi. Bu, Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni bir terör örgütünü destekleyen konuma getirmek demektir. Kim söylüyor? Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişi söylüyor. İlk kez cumhuriyet tarihinde bir cumhurbaşkanı, bir terör örgütüyle Türkiye Cumhuriyeti’ni ilişkilendirmiştir. O silahları TIR’larla kime gönderiyordunuz? İşte itiraf gayet açık ve net. El Nusra’ya gönderiyordun. Cihatçı gruplara gönderiyordun. Neden? Müslümanları birbirine kırdırmak için, Müslüman kanını Ortadoğu’da akıtmak için”

AKUT kurucusu Nasuh Mahruki’nin ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ gerekçesiyle tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilmesini de eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bir de AKUT çıktı. Gönüllü insanlardan oluşuyor bu dernek. Onu da yakaladılar. Sizi de yargılayacağız, dediler. Neden? Cumhurbaşkanı’na hakaretten. Ne demiş? Yeri zamanı gelir, herkes yargılanır; demiş. Cumhurbaşkanı da yargılanır, demiş. Nasuh Bey’i aldılar, götürdüler hakime. Sayın Mahruki kontrollü olarak serbest bırakıldı. Bunlar gönüllü olarak insanları kurtarıyorlar. O insanlara sahip çıkacağımız yerde o insanları cezalandırıyoruz. Ama kimse meraklanmasın. Nerede bir mazlum varsa orada CHP vardır” ifadelerini kullandı.

“FETÖ” üzerinden CHP’nin suçlanmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Demokrasi askıya alınarak, darbeyle mücadele edilmez. TBMM devre dışı bırakılarak, darbeyle mücadele edilmez. Ama bunlar aynı menzile giden iki farklı yapıydı. Yani aynı hedefi güdüyorlardı bunlar. Kendi aralarında kavga ettiler. Bu atamaları kim yaptı? Bereket versin, ‘CHP bu atamaları yaptı’ demediler. Çünkü Resmi Gazete’de yayımlanıyor. Altında hiçbir CHP’linin imzası yok” diye konuştu.

Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök’ün “FETÖ” ile ilgili ifadelerine yanıt veren Başbakan Yıldırım’ın açıklamalarını değerlendiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Sayın Başbakan’ın konuşmasından anlıyoruz ki bir yapının terör örgütü olup olmadığına, devlet aleyhine çalışıp çalışmadığına, devletin güvenlik raporlarına bakarak değil, AKP ile olan ilişki durumuna bakılarak, karar veriliyor. Devletin istihbarat raporlarına dinlemiyorlar. Kendileriyle olan ilişkileri üzerine hüküm kuruyorlar. Terör faaliyetinin başladığı gün 17 Aralık’tır, diyor. 17 Aralık silahlı bir eylem değildir. Ayakkabı kutularından çıkan paralar vardı. 700 bin liralık kol saati vardı. Kimsenin elinde silah yoktu. Niye 17 Aralık’ı milat alıyorlar. Kendi yolsuzluklarını kapatmak için, kendi yolsuzlukları görünmesi diye alıyorlar. Biz bu yolsuzlukların üstünü kapatacak mıyız? Asla kapatmayacağız. Kul hakkına sonuna kadar sahip çıkacağız. 17 Aralık’ aynı menzile gittiğiniz, iş ve güç birliği yaptığınız FETÖ ile ortaklığınızın bozulmasıdır.” açıklamasında bulundu.

Başkanlık sistemi tartışmalarına değinen CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Başbakan Binali Yıldırım diyor ki ‘Başkanlığın kapısı 15 Temmuz gecesi açılmıştır’. Böylece darbe gecesi Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Bu bize Allah’ın bir lütfu, sonu iyi olacak’ derken, neyi kast ettiğini Başbakan açıklamış oluyor. Bu söz, 15 Temmuz’da kurşunlara hedef olan şehitlerimize ve gazilerimize ihanettir ve ayıptır. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir, Recep Tayyip Erdoğan başkan olsun diye şehit olmadı. Darbeyi fırsat bilip ‘Ben nasıl koltuğumu sağlamlaştırırım, nasıl her şey bana bağlanır’ arayışına girdi. Bu arayışa 1940'lı yıllarda Hitler de girmişti. Avrupa’yı kana buladı. Bu sevdadan vazgeç kardeşim. Senin başkan olma gibi bir niyetinin olmaması gerekir bu ülkeye ve bu cumhuriyete saygı duyuyorsan” dedi.

Musul operasyonuyla ilgili de açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: “Ağrıma giden ne biliyor musunuz? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti ordusunun peşmergelerin emrine verilmiş olması. Sizin ağrınıza gitmiyor mu? İzin verdiler, Musul’a gireceğiz. Musul’da masada biz de varız’. Kim söylüyor? Sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı söylüyor. Yetkisi, görevi, sorumluluğu var mı? Yok. Niye konuşuyorsun kardeşim? Niye Türkiye’yi zor duruma sokuyorsun?”

Başkanlık sistemi üzerinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye seslenen Kılıçdaroğlu, “Sayın Bahçeli’den istirhamım. Biz gel bu kişiyi kral yapalım ve serbest bırakalım. Ne istiyorsa yapsın. Bir televizyon kanalı da bağlayalım. Sen de kurtul biz de kurtulalım. Bu kişiye diyoruz ki ‘Sen nasıl bir Anayasa istiyorsan gel biz Anayasa’yı ona göre yapacağız’. Peki kardeşim, yarın birisi seni kandırdı. Sen de Türkiye’nin başına bela açtın. O zaman biz ne yapacağız? Bu kadar yetkiyi sen niye, hangi gerekçeyle istiyorsun? Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni Pensilvanya’daki meczup bir kişi karşısında acze düşüreceksin, yüzlerce insan ölecek. Ondan sonra çıkıp da ‘başkanlık’ diye tutturacaksın. İnsanda biraz ar, edep olur” diye konuştu.

“CHP’nin içinde de çok FETÖ’cü var” iddialarını hatırlatan CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Yıldırım’a çağrıda bulunarak, şöyle konuştu: “Partileri suçluyorlar. Sayın Binali Yıldırım’a çok açık ve çok net çağrı yapıyorum. Ucu nereye giderse gitsin. Nereden başlarsa başlasın. Her türlü soruşturmaya var mısın? Gel arkadaş her türlü desteği vereceğim. 60'lı, 70'li, 80'li, 90'lı yıllar sonuna kadar gidelim. Gelir mi? Abisi izin vermez”

Kaynak: DHA-Bahar Demirel — Nursima Keskin



Kılıçdaroğlu CHP Grup Toplantısında Konuştu was originally published in 140journos Haberleri on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.

Avcılar’da Tekstil Atölyesindeki Patlama 1 Kişi Hayatını Kaybetti

Avcılar Firuzköy Mahallesi Aziz Caddesi üzerinde bulunan 5 katlı bir iş hanının 5. katındaki tekstil atölyesinde ütünün buhar kazanı patladı.

Sabah saat 09:00'da meydana gelen patlamada Mert Yılmaz (37) olay yerinde hayatını kaybetti, 2 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaşanan patlamada binanın hasar aldığı görülürken, polis olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Savcının olay yerinde yaptığı incelemelerin ardından Yılmaz’ın cenazesi Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.



Avcılar’da Tekstil Atölyesindeki Patlama 1 Kişi Hayatını Kaybetti was originally published in 140journos Haberleri on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.